‘’Korkunç Ivan Oğlunu Öldürüyor’’ Rus ressam Ilya Repin tarafından 1885 yılında yapılmıştır. Ilya Repin bu tablosunu sadece sanatsal bir eser olarak değil aynı zamanda insanoğlunun iç dünyasını ve realitenin toplumda yarattığı etkinin bir aynası olarak yapmıştır. Biz ise eserin sanatsal, edebi, psikolojik,tarihsel ve diğer alanlardaki etkisi üzerinde duracağız. Zamanında aldığı tepkilerden, yıllar sonra edindiği övgülerden, diğer sanat dallarındaki eserlerle benzerliklerini inceleyeceğiz.
Olayın tarihsel gerçekliği tam olarak kanıtlanmamış olsa da Korkunç Ivan diğer bir adıyla IV. Ivan 16.yüzyıl Rus Çarı’dır ve Rusya’nın ilk çarı olarak bilinir. Sert ,zalim ve baskıcı yönetimiyle dikkat çeker. Rus Çarlığını kuran bir hükümdardır. Korkunç Ivan kararlı, etkileyici, hırslı liderdir. Düşmanlarına her zaman korku salmasıyla, gözünün kara olmasıyla ve ne yapacağının belirsiz olmasıyla lakabı olan ‘’korkunç’’ sıfatını hak etmiştir. Korkunç Ivan’ın en bilinen özelliklerinden biri de sık sık öfke nöbetleri geçirmesidir. Yine bu öfke nöbetlerinin birinde, 1581 yılında en büyük oğlu Ivan Ivanoviç’e sopayla vurarak oğlunun ölümüne sebebiyet verir. Tabii bu olayın efsane olduğunu söyleyenler de vardır. Olay ister efsane ister gerçek olsun Ilya Repin bize bu ustalık eserini, Rus çarlık rejimine bir eleştiri örneği olarak sunar. Tablo Rus çarlığının otoriter yapısına karşı bir uyarı olarak görülür önümüzdeki yüzyıllar içinde. Tablo anayasadan bağımsız bir otoritenin birey üzerindeki yıkıcı etkisi çarpıcı bir biçimde gözler önüne serer ve mutlak güç olan Rus çarlığının trajik bir yüzünü de sanatseverlerle buluşturur. Bu trajik ölüm sahnesini bizlerle buluştururken kullanmış olduğu renk tonları ve eserdeki baba ve oğlun yüz ifadeleri bizleri olayın psikolojik etkilerini incelemeye zorlar.
Tablonun psikolojik etkisi biz tablo okuyucuları için ilk bakışta fark edilir. Tabloya ilk göz attığımızda bizi Korkunç Ivan’ın dehşet içinde gözlerini açışı karşılar. Yaptığının henüz farkına varmıştır. İşlediği korkunç vahşetin ilk yansımaları bize kendisini Baba Ivan’ın gözlerinde gösterir. Oğulda ise tam tersi bir ifade vardır. Babadaki dehşetin aksine oğulda çok saf bir naiflik ve huzur vardır. Babasının kucağına şefkatle uzanmış bir çocuk izlenimi uyandırır.
Babadaki suçluluk psikolojisinin paniği ilk bakışta hissedilir ve bu psikoloji suçluluktaki yalnızlığı beraberinde getirir. İktidarların suçlardaki yalnızlığını ifade eder. Korkunç Ivan’ın gözlerinden fışkıran panik, pişmanlık ve güç zehirlenmesi evrensel iktidarın bir temsilidir aslında. Oğuldaki masumiyet ise iktidar eliyle yok edilişi temsil eder bir nevi. Oğul sadece bir bireyin değil halkın ve gelecek kuşağın temsilidir. Korkunç Ivan aslında oğlunu öldürerek Rusya’nın da geleceğini öldürmüştür. Bu sembolik anlatımıyla Repin’in sanatsal yönü ön plana çıkar, kullanmış olduğu ince detaylar bizi tabloya daha da yakınlaştırır.
Repin tablosunda vahşeti vurgulamak için özellikle kanı ifade eden kırmızı rengi ön plana çıkarmıştır. Baba Ivan’ın gözleri kadar bizi tabloya baktığımızda etkileyen oğlun kafasından akan kanlardır. Arka plan özellikle koyu tonda tutulmuş ve oğlun üzerindeki elbise açık bir tonda resmedilmiştir. Çaresizce kanın akmasını önlemeye çalışır baba ama nafile. Pişman olduğu zaten bakışlarından ve oğlunu nasıl sarıp sarmaladığından anlaşılır. Tabloya dikkatle baktığımızda detaylar daha da ön plana çıkar. Halının dağınık duruşu, arkadaki sandığın devrilmiş olması baba ve oğul arasında bir arbede yaşandığını gösterir. Ve baba Ivan’ın oğlunu nasıl öldürdüğü de yerde duran asadan anlaşılır. Geçirmiş olduğu öfke nöbeti sırasında elindeki asayla var gücüyle oğluna vurduğu açıkça görülür.
Tabloda baba oğul iktidar ve kurban, suç ve kefaret, temasını oldukça güçlü bir şekilde önümüze serer usta ressam. Bu temaları biz yalnızca bu sanat eserinde görmeyiz. Bu evrensel temaları konu edinen birçok sanat eseri vardır. Bu anlamda tablo Shakespeare’in ‘’Kral Lear’’, Dostoyevski’nin ‘’Suç ve Ceza’’, ‘’Karamazov Kardeşler’’ ve Sophokles’in ‘’Kral Oedipus’’gibi trajik eserleri ile aynı evrensel temayı konu edinir. Tablonun özellikle Rus Edebiyatı karakteriyle bağlantıları vardır. Korkunç Ivan’ın gözlerinden okunan panik hali bize Raskolnikov’un kendi içsel hesaplaşmasını hatırlatır, aynı zamanda Karamazov Kardeşlerdeki baba oğul ilişkisine de değinir. Tablodaki bu psikolojik realizm tabloyu sanat tarihinde başka bir boyuta ulaştırır.
Tablonun sergilenmesi Rus Çarlığı tarafından sansürlenir. Çarlığa bir başkaldırı olarak nitelendirilir tablo. Rus monarşisinin karanlık tarafını açık bir şekilde ortaya atar Repin. Tablo yapıldığı tarihte etki yaratmakla kalmaz, geçtiğimiz son yirmi yılda dahi olumsuz tepkilerle karşılaşır. 2013 tarihinde bir saldırgan tarafından tabloya zarar verilir bu da bize tablonun hala etkisinin geçerli olduğunu, ressamın duygusal ve psikolojik gerçekliği ustalıkla yansıttığının somut bir kanıtı olarak karşımıza çıkar.
Eser yalnızca bir trajediyi değil, iktidarın yıkıcılığını ve yıkılış karşısında elinin altındakilerin ezilişini, bireyin gözlerinden fışkıran o içsel çatışmayı ve suçun etkisinin nasıl zamanüstü olduğunu ustaca ortaya koyar. Tablo bir babanın oğlunu öldürmesinden daha da öte bir şeyi anlatır; otoritenin vicdanla çarpışmasını, insanlık tarihindeki en karanlık duyguların resimleştirilmiş halini yansıtır. Ilya Repin biz sanatseverleri sadece seyirci olmaya değil vicdanlarımızın sesine kulak vermeye davet eder. Bundandır ki tablo sadece sanat tarihinin değil insanlık tarihinin de bir başyapıtı olarak öne çıkar.






Bir Cevap Yazın